Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Ofisi Eş Başkanı İlham Ahmed, TBMM Komisyonu’nun İmralı ziyaretini “tarihî bir adım” olarak değerlendirerek, sürecin hem Türkiye’de hem Suriye’de kalıcı barış ve demokratikleşme için fırsat oluşturduğunu söyledi. Ahmed, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) de silah bırakması gerektiği yönündeki açıklamasını ise, “Silah bırakma konusu salt SDG ile ilgili bir mesele değil. Geçici Şam yönetimi ile askeri ve siyasi entegrasyon süreci devam ediyor ve bu konuda önemli bir mutabakata yakınız” diye yanıtladı.
İlham Ahmed, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı Adası’na gerçekleştirdiği ziyaretin hem Türkiye’deki çözüm süreci hem de Suriye’deki siyasi denklem açısından “tarihî bir adım” niteliği taşıdığını söyledi. Ahmed, sürecin devam etmesinin Kürt sorununun çözümü, bölgesel istikrar ve Kuzeydoğu Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirtti.
Nûmedya24 haber sitesine konuşan Ahmed, AKP Sözcüsü Çelik’in, PKK’nın yanı sıra SDG’nin de silah bırakması gerektiği yönündeki açıklamasına dikkat çekti. SDG’nin silah bırakmasının sadece kendi inisiyatifinde olmadığına vurgu yapan Ahmed, “SDG’nin silah bırakması konusu sadece DSG ve Özerk Yönetim’i ilgilendiren bir husus değil. Unutmayalım, DSG bölgede oluşturulan IŞİD Karşıtı Uluslararası Koalisyon’un bir ortağıdır. Dolayısıyla bizim kadar geçici Şam yönetimi ve uluslararası ortaklarımızı da ilgilendiren bir durum söz konusu. Tarafların bu konuda yükümlülüklerini unutmamalıyız. Geçici Şam yönetimi ile askeri ve siyasi entegrasyon süreci devam ediyor ve bu konuda önemli bir mutabakata yakınız. Ancak detayların müzakeresi sürüyor” dedi.
“Yapılanlar devletin kararı çerçevesindedir”
Meclis Komisyonu’nun İmralı ziyaretinin devletin kararı çerçevesinde gerçekleştiğine vurgu yapan Ahmed, şöyle devam etti:
“Son İmralı ziyareti önemli tartışmalara da zemin hazırladı. Bu görüşmede birçok konunun ele alındığı ve esasen çok tarihi bir ziyaret olduğu açıktır. Dolayısıyla yapılanlar devletin kararı çerçevesindedir. Devlet ve Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununu ve Türkiye’de demokratikleşme meselesini doğrudan ve resmi olarak yüz yüze görüştüğü ilk seferdir. Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonu’nun İmralı Adası ziyaretini önemli bir adım olarak nitelendiriyoruz.”
“Çözüm için anlaşmaya varmaya kararlıyız”
“Kesinlikle olumlu anlamda etkili olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla Ankara’nın Rojava’yı yakından takip ettiğini çok iyi biliyoruz. Ankara, Suriye’deki hem askeri ve hem de siyasi sorunların üst seviyede içindedir. Dolayısıyla bu sorunların demokratik çözümü için olumlu bir rol oynamalıdır.
Meclis Komisyonu üyelerinin açıklamalarından da anlaşılacağı üzere, Öcalan, toplantı sırasında komisyonun sorularını hem değerlendirmiş hem de 10 Mart Mutabakatı ve elbette demokratik entegrasyonun hayata geçirilmesi temelinde görüş belirtmiştir. Bu bağlamda biz de Rojava Kürtleri olarak çözüm konusunda bir anlaşmaya varmaya kararlıyız” dedi.
“Nusaybin kapısının açılması için Ankara ile görüşüyoruz”
Ahmed, Türkiye’den Suriyeli mültecilerin geri dönüşü ve Türkiye ile Suriye arasındaki sınır kapılarının açılmasına yönelik soruyu yanıtlarken, Kuzeydoğu Suriye’nin Kamışlı kentine açılan Nusaybin Sınır Kapısı’nın açılması için Ankara ile görüşme halinde olduklarını belirtti.

