Finans Uzmanı Özsoy BDDK kararı sonrası net konuştu: ‘Düşüşe aldanmayın bu seviyeler alım fırsatı’

BDDK’nın TL ticari krediler için şirketlere döviz sınırlaması getirmesi piyasayı ve döviz kurlarını sarstı.

Yüksek enflasyon, yüksek cari açık ve düşük rezerv nedeniyle döviz kurları üzerindeki baskı artarken, hükümetten üst üste adımlar gelmeye devam ediyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) önceki akşam piyasalar kapandıktan sonra açıkladığı karar, döviz kurlarında sert dalgalanmayı da beraberinde getirdi.

“KREDİ SINIRLAMALARI KONUSUNDA UYARMIŞTIM”

Kararı yorumlayan Finans Uzmanı Ekonomist Özsoy, “BDDK’nın açıkladığı ticari kredi kullanımına getirilen kısıtlamanın ayak sesleri aslında TCMB faiz kararı sonrasında yapılan basın duyurusunda gelmişti. Kararın hemen ardından yaptığım yorumlarda metinde geçen “kararlılıkla” ibaresine dikkat çekmiş ve kredi sınırlamalarının yolda olduğundan bahsetmiştim” dedi.

FAİZİ ARTIRMAYIP SIKI PARA POLİTİKASI UYGULAMALARI SİSTEMİ SIKIŞTIRIYOR

İktidarın ısrarla politika faizini değiştirmemekle beraber sıkı para politikası adımlarını uygulamaya çalıştığını söyleyen Özsoy, “Ekonomi yönetimi politika faiz oranını değiştirmiyor, değiştirmemekte kararlı ancak bir yandan da sıkı para politikası adımlarını uygulamaya çalışıyor. Ancak bunu yaparken reel sektörü zora sokuyor, sermaye kontrolü olarak nitelendirebileceğimiz adımlar atıyor, daha da ötesinde elinde dolar bulunduran tasarruf sahiplerini cezalandırıyor” ifadelerini kullandı.

Özsoy’un açıklamaları şu şekilde:

Son açıklanan metnin doğru olduğunu belirtmiş ve TCMB’nin kullandığı dili de genel itibariylel desteklemiştim. Ancak büyük resme baktığımızda ise görülen durum ekonomi yönetiminde bir eşgüdümsüzlük var. Bundan tüm ekonomi faktörleri zarar görüyor.

TCMB Başkanı Kavcıoğlu ihracatçılar ile onların sorunlarını dinlemek ve reeskont kredileri kullanımları hakkında ek açıklamalar yapmak için kritik bir toplantı yapıyor; ardından ise BDDK tarafından 15 milyon TL üzeri döviz nakdi varlığı bulunan şirketlerin bu varlığı aktifinin ya da satış hasılatının yüzde 10’unu aşması durumunda yeni nakdi TL ticari kredi kullanamayacak diye yönetmelik yayınlanıyor.

Mevcut kur seviyesinden finansal fizibiliterini yapan, teklifler alıp siparişlerini çalışan ihracatçılar ile elinde ihtiyaçları için ve TL’nin değer kaybına karşı korunmak için döviz bulunduranlar neye uğradığını şaşırıyor.

Ekonomi yönetimi benim görüşüme göre sıkı para politikası uygulamasında ana tema olarak herkese ters köşe yapmak yolunu seçmiş.

Oysa ki güven sağlamanın bu kadar önemli olduğu bir ortamda üstü kapalı mesajlar vererek değil; açık, şeffaf şekilde piyasayı önceden bilgilendirerek tüm aktörlerin kendileri için gerekli ön tedbirleri almasını sağlayacak yol izlenmesi lazım.

Cuma günü piyasa kapandıktan sonra dolar kurunda sert bir geri çekilme yaşanmış olsa da kurdaki yukarı yön hareketinin sonuna gelindiğini düşünmüyorum.

Küresel makro görünüm, ABD dolar endeksinin hareketleri ve rezervlerimizin yetersizliği bu görüşümü destekliyor.

Yıl sonuna kadar olan sürece baktığımızda bu seviyeler istikrarlı olmaktan ziyade sadece önümüzdeki kısa vade içerisinde yeni alım fırsatları veren seviyeler olmaktan öteye gitmeyecektir.