Silk&Cashmere’de ikinci kuşaktan dijital devrim!

Yener KARADENİZ

Kuruluşunun 30. yılını dolduran Silk&Cashmere, perakende tarihinin en kritik dönemine şirketin ikinci kuşak temsilcileri ile girdi. Şirketin yeni kuşak temsilcileri, sektörde alışılagelmiş kalıpları yıktı. Adeta dijital devrimin yaşandığı şirkette, verimlilik üst seviyeye yükseldi. 1 Ocak 2020’de CEO’luk görevini markanın kurucusu ve annesi Ayşen Zapmanpur’dan devralan Ferhat Zamanpur, geride kalan dönemde 3 riskli ve kritik karar aldığını belirterek, “Zor zamanlar cesur kararlar gerektirir. Salgın başlamıştı ancak ne zaman biteceği belli değildi. Çok araştırma yaptık, çok çalıştık ve 3 kritik ve zor karar aldık. Mağazaların yüzde 75’ini kapattık, tamamen home ofis çalışma sistemine geçen ilk marka olduk ve 2016’da başlattığımız üretimi Türkiye’ye kaydırma sürecini hızlandırdık. Bir yıl bile dolmadan daha önce yaptığımız satışlara ulaştık. Bu da aldığımız kararların ne kadar doğru ve zamanında alınmış kararlar olduğunu bize gösterdi” dedi.

İpek ve kaşmire odaklanan dünyanın ilk ve tek markası

1992’de Ayşen Zamanpur tarafından kurulan Silk&Cashmere, ipek ve kaşmire odaklanan dünyanın ilk ve tek markası. Bu yıl kuruluşunun 30. yılını geride bırakacak olan markanın, uluslararası bilinirliği de oldukça yüksek. Ayşen Zamanpur, 1 Ocak 2021’de yani salgının hemen öncesinde şirketin yönetimini şirketin ikinci kuşak temsilcileri olan çocukları Yasemin Zamanpur ve Ferhat Zamanpur’a dervetmişti. Geride kalan dönemi ve önümüzdeki dönem hedefl erini konuşmak için bir araya geldiğimiz CEO Ferhat Zamanpur, aile şirketi olduğu için çocukluğundan itibaren işin içinde olduğunu dile getirdi.

“Bonomo’ya çalmak için döndüm”

Hatta bu durumu esprili bir dille anlatan Zamanpur, “Kaşmir keçisini ikinci kardeşimiz zannederdik” dedi.

Aynı zamanda en genç CEO’lar arasında da yer alan Ferhat Zamanpur, ancak “büyüdüğünde işlerin başına sen geçeceksin” gibi bir baskının asla olmadığını dile getirdi. Ferhat Zamanpur, ilerleyen süreci şöyle aktardı: “Daha sonra üniversite eğitimim için ABD’ye gittim. Oradayken dönüp de aile işinde çalışmak gibi bir düşüncem hiç yoktu. ABD’de pazarlama alanında çalışmak istedim ancak 2008 dünya ekonomik krizi başladı. Sonra Can Bonomo’nun davulcusu olmak için Türkiye’ye döndüm. O arada zamanım olduğu için de aile işine girdim ve 2010’da tam zamanlı olarak çalışmaya başladım. Grafikerlikten başlayarak şirketin her departmanında çalıştım. 2018’de fiili olarak yaptığım CEO’luk görevini, 2020’de resmi olarak yapmaya başladım. Ancak daha 100 gün geçmeden dünya tarihinin en zor dönemini yaşamaya başladık.”

Hedef 2021’i ikiye katlamak

Ancak Ferhat Zamanpur, iş hayatına Ayşen Zamanpur gibi adeta duayen bir isim ile hazırlanmıştı. O dönem Silk&- Cashmere, 26 ülkede 200’den fazla satı noktasına ulaşmıştı ve sadece Türkiye’de 20 civarında mağazası bulunuyordu. Hem Türkiye hem de dünyada önemli bir yere sahip olan markanın büyüklüğünün CEO’luk görevine geldiğinde kendini heyecanlandırdığını belirten Zamanpur, o dönemde yaptığı çalışmaları ise şöyle aktardı: “Malzeme çok iyiydi. Şirketi üstelik salgın şartlarında bir sonraki seviyeye nasıl getireceğiz diye çok çalıştık. 50 kişilik bir ekibin kaptanı olarak iddialı hedefl er koyduk. Yönetimimde başlar başlamaz zor bir durum yaşandı. Zor zamanlar da cesur kararlar gerektirir. Benim de hep annemden öğrendiğim; yenilikçi, cesur, savaşçı olmak ve mücadele etmekti. İlk iki kararım oldukça radikaldi. 5 yıl içinde verimlilik adına mağaza sayısını azaltma, kompakt hale getirmek gibi bir hedefimiz vardı. 17 Mart’ta mağazalar kapanınca nakit akışı da durmuştu. Sonrası belirsiz olduğu için o 5 yıllık planı öne çektim. Mağazaların 4’te 3’ünü kapatma kararı aldım. Bu ülkede başka bir markanın almadığı bir karardı. İlk stratejik kararımız bu oldu. O dönem 6 ay boyunca 18-20 saat çalıştım. İkinci karar da ofisi kapatıp tamamen evden çalışmaya geçmek oldu. Zaten sağlam bir dijital altyapımız vardı. Bunu yapan da ilk marka olduk. Bu iki karar riskti evet ama daha bir sene geçmeden kalan mağazalar ve online satış kanalı ile eski ciromuzu geçmiştik. Karlılık da çok iyi bir noktaya geldik. Bu sene ise hedefimiz geçen senenin iki katı ciroya ulaşmak.”

Üretimin yüzde 95’ini Türkiye’ye kaydırdı

Ferhat Zamanpur, kaşmir ve ipek gibi dünyanın iki büyülü dokusunu işleyen tek marka olduklarını söyledi. Her iki hammadde de Moğolistan’dan geliyor. Özellikle kaşmirden tek bir kazak yapabilmek için için bir kaşmir keçisinin 7 yıl boyunca tüylerini almak gerekiyor. Zira her bir kaşmir keçisi her sene sadece 50 gram kaşmir üretiyor ve o tüyler taranarak alınıyor. Bu dönemde sadece hammadde maliyetinin ikiye katlandığını belirten Zamanpur, bunun sadece yüzde 30’unu fi yatlara yansıtabildiklerini belirtti. Zamanpur, yine geride kalan dönemde başka bir stratejik kararın da üretimi Türkiye’ye kaydırmak olduğunu belirtti ve şöyle devam etti: “2016’dan itibaren her sene yüzde 5 olmak üzere 2020 başında üretimin yüzde 20-25’ini Türkiye’ye kaydırmıştık. Salgınla bu oranı yüzde 95’e çıkardık. 10 civarında üretici ile çalışıyoruz.”

Yıl sonunda 10 mağazaya ulaşacak

Silk&Cashmere, e-ticaretin toplam satışlara oranı Türkiye’de en yüksek markalardan biri. Salgın öncesinde Türkiye ortalaması yüzde 6-8 iken bu oran Silk&Cashmere’de yüzde 23 seviyelerindeymiş. Ferhat Zamanpur, “Bu oranı da yüzde 40’a çıkarma gibi bir hedefi miz vardı. Onu da gerçekleştirdik. Şimdi hedefi miz e-ticaret satışı mağaza satışlarını geçen ilk Türk markası olmak. Bu hedefe de bu sene sonunda ya da en geç 2023’ün ilk çeyreğinde ulşacağız” dedi. Şirketin hali hazırda 8 mağazası bulunuyor. Ferhat Zamanpur, bundan sonraki bir diğer projelerinin ise bayilik sistemi ile büyüme olduğunu belirterek, “Online ile birlikte 5 mağazaya gerilemiştik. Şimdi 8 mağazaya ulaştık. Sene sonunda güvendiğimiz bayilerimiz ile 10 mağazaya ulaşacağız” diye konuştu.